"Nice to have" Listesi Ürünü Boğuyor
Tek tek ucuz, yığın halinde pahalı

'Olsa iyi olur' cümlesi masum. Kart da masum: küçük bir menü, bir kısayol, bir renk. İki ayda yirmi kart olunca ana kaydetme yolu ile aynı nefeste konuşulur oldu. Öncelik kalmadı; hepsi 'küçük' olduğu için hepsi içeri girebiliyordu.
Yığının maliyeti
Maliyet geliştirme süresi değil yalnızca. Her küçük iş bir boş durum, bir hata cümlesi, bir destek sorusu demek. Üç kısayol, üç 'nerede bu' maili. Liste şişince onboarding de şişiyor; çünkü her eklenen şey 'bir tur daha anlat' istiyor.
Nice-to-have'i tutmanın kuralı sert: bu olmazsa kim, hangi işi bitiremez? Cevap 'kimse, sadece hoş olur' ise kart düşünür kutusuna gidiyor, yapılacaklar'a değil. Hoş olan şeyleri yok saymıyorum; onları ana yolun yanına eşitlemiyorum.
Kesme ritmi
İki haftada bir listeyi baştan okuyorum. Üç turdur kımıldamayan kartı siliyorum, arşivlemiyorum. Arşiv, 'bir gün' vaadi. Silmek, tekrar istenirse yeniden yazılsın diye yer açmak. Yeniden yazılmayan kart, zaten nice-to-have bile değilmiş.
MVP yazısındaki donma ile bu aynı refleks. Orada v1'i donduruyordum. Burada v1 çıktıktan sonra ürünü tekrar şişirmemek var. Listeyi boğmak kolay; boğan şey de hep 'küçük' duruyor.
Yorumlar
Yorumlar (0)
Yorumlar üyelere açık. Üye ol · Giriş yap